Başka bir üniversite kampüsünün tabelasını değiştirip birkaç ekleme ve atamayla kurulan üniversitelerimizden Nevşehir Üniversitesi, önemli bir hamle yaparak bünyesinde Ermeni Filolojisi bölümü kurulması kararı aldı. Ermeni cemaat okullarında eğitim dili olarak ve DTCF gibi bazı fakültelerde seçmeli ders olarak okutulan Ermenice, artık ana dal olarak lisans düzeyinde öğrenilebilecek.
Bölümün açılması çeşitli tartışmalara konu oldu. Ermenice öğretiminin gerekliliği, Ermenistan’la olan ilişkiler ve tarihte yaşananlar sebebiyle eleştirilirken; Erivan’da Türk Filolojisi eğitimi verilip verilmediği bile ‘mütekabiliyet’ esasına göre tartışmalarda gerekçe gösterildi. Komşumuz olan Ermenistan’da Türk dili öğretilen bir kurum var mı bilemeyeceğim, fakat bu konuda öne sürülen argümana göre İngilizce konuşulan ülkelerdeki Türkçe öğretilen okul sayısına göre Türkiye’de İngilizce eğitimi sınırlamak gerekiyor!
Türkiye’nin komşularından sadece ikisinin resmi dili, Gürcüce ve Ermenice üniversitelerde ayrı bir departmanda öğretilmiyor. Sümeroloji, Hititoloji, Klasik Yunan Dili ve Edebiyatı, Latince gibi bölümlerde eski uygarlık dilleri öğretilirken; yüzlerce yıl iç içe yaşadığımız, Türkiye’de hala 60000 kişilik bir toplulukça konuşulan, diplomatik ilişkilerimizin sıcak olmamasına karşılık dış ticaretinde önemli bir payımız olan Ermenistan’ın resmi dili Ermenice bölümünün açılması için, SSCB’nin dağılmasının ardından 17 yıl beklemek gerekti! Türk kültürü ile büyük ölçüde etkileşim içine girmiş Ermeni dili ve kültürünün akademik düzeyde bu kadar uzun süre sadece seçmeli ders düzeyinde öğretilmesi ne kadar yazık. Ermeni-Türk ilişkileri araştırmaları, ticaret, diplomasi gibi alanlarda getireceği pragmatik katkı bir yana, Ermenice bir ‘kültür dili’ olarak Dil-Edebiyat Fakültelerinde daha yoğunlukla öğrenilelidir. Diğer komşumuz Gürcistan’ın dili, Türkiye topraklarında konuşulan diğer bölgesel-azınlık dilleri Kürtçe(Kurmançça ve Zazaca), Arnavutça, Çerkezce(farklı lehçeleri ile), Lazca, Boşnakça, Süryanice neden öğretilemez? Güvenlik güçleri, kurumları bünyelerinde bunlardan bazılarının eğitimini veriyorlar. Bu dillerin örgün öğretim kurumlarında öğretimi neyi zorlaştıracaktır?
Sadece komşuı ülke dilleri veya bölgesel diller de değil, Avrupa’da ciddi ilişkilerimizin olduğu ülkelerde konuşulan diller; Felemenkçe, Portekizce, Rumence, Çekçe ve Slovakça, İskandinav dilleri, Sırp-Hırvatça ve Karadağca için bir departman açılmaz? Hem kendi dilimizin akrabası olan Türki lehçeler için bu kadar az bölüm açılmıştır, hem de kültürel yakınlıktan dem vururuz. Eğer biz bu dilleri öğrenemez ve öğretemezsek, dillerini öğrendiğimiz ülkeler üzerinden diğer ülkelerle ilişki kurmaya devam etmek zorunda kalırız. Ve de Türkçemiz de ancak büyük ülkelerde birkaç fakülte ve Türk okulları dışında pek de öğrenilmez. Dünya dillerini öğrenmekten kaçındığımız sürece birbirimizden de korkmaya devam edeceğiz…
Etiketler: Ermenice, Nevşehir Üniversitesi, Türkçe, Yabancı Diller